Pera’da Çıplaklar

7 Şubat’a kadar devam edecek Üryan, Çıplak, Nü sadece Pera Müzesi’nde değil, son zamanlarda İstanbul’da açılan en iyi sergilerden biri. Osmanlı’nın son döneminden başlayarak 1960’lara doğru Türk resmindeki çıplak figürünün hikayesini anlatan sergide zengin ve ilgi çekici bir ‘çıplak’ seçkisi var.

Çıplak bedenden ve özellikle de kadın vücudundan (gülüşünden bile çekinen var) korkan birtakım geri kalmışların el üstünde tutulduğu memlekette çıplak üzerine sergiye ev sahipliği yaptığı için de Pera Müzesi’ni ayrıca tebrik etmek gerekir. Türk resmine dair hazırlanan en keyifli sergilerden biri olan Üryan, Çıplak, Nü, Türk resmine ilgi duyanların kaçırmaması gereken bir sergi.

Osmanlı'dan Cumhuriyet'e bir dizi çıplak

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e bir dizi çıplak

Continue reading

Ecdadımız Selçuklu

Uzun bir restorasyon geçirdikten sonra tekrar ziyarete açılan Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nin yeni sergisi Selçuklular, Türkiye’nin devlet müzelerindeki genel kalitesizliğin aksine ziyaretçilere hiç de fena olmayan bir sergi deneyimi sunuyor. TİEM’in (Türk ve İslam Eserleri Müzesi) gelecekteki çalışmaları adına umut verici bir başlangıç olan Selçuklular özellikle Anadolu ve İslam medeniyetleri tarihiyle ilgilenenlere tavsiye edilebilecek bir sergi. Aynı zamanda uzun süre sonra açılan İbrahim Paşa Sarayı’nı gezmek için de güzel bir bahane.

Sergiden bir kare: çift başlı Selçuklu kartalı

Sergiden bir kare: çift başlı Selçuklu kartalı

Continue reading

IŞİD Soslu Yeni Türkiye: Cehalet ve Aptallık

Birçoğunuzun bildiği üzere dünyanın en ünlü sanatçılarından biri olan JR’nin Balat’taki işlerinden biri iddialara göre Fatih Belediyesi tarafından griye boyandı. Diğer işlerinin de boyanmış olması muhtemel olmakla birlikte henüz bununla ilgili bir bilgimiz yok.

JR’nin dünya çapındaki ünü ve onun işlerinin İstanbul’a kattığı maddi değer bir kenara, yıllardır vahşice çirkinleşen İstanbul’un hiç değilse 5-10 sokağına güzellik katan bu işlerden birinin silinmiş olması artık şaşırmadığımız bir cehalet ve aptallık örneği.

Fransız sokak sanatçısı JR'nin Balat'taki işiyle ilgili paylaştığı tweet'ler.

Fransız sokak sanatçısı JR’nin Balat’taki işiyle ilgili paylaştığı tweet’ler.

Continue reading

MİMAR SİNAN VE MİMARİ DEHANIN REZİL EDİLDİĞİ SERGİ

İstanbul’un en güzel yapılarından biri olan Tophane-i Amire’de açılan Mimar Sinan ve Mimari Dehanın Şaheserleri isimli sergi sadece akademik açıdan değil, sergi tasarımı, sergilenen içerik ve genel ziyaretçi deneyimi açısından da maalesef son derece kötü.

Sergide yer alan minik maketlerden bazıları. Soldaki iki caminin önünde isimlerinin yazdığı etiketler var. Diğer camilerinki nerede?

Sergide yer alan minik maketlerden bazıları. Soldaki iki caminin önünde isimlerinin yazdığı etiketler var. Diğer camilerinki nerede?

Continue reading

YAZLIK: Salt’ın En Güzel SergİSİ

YAZLIK: Şehirlinin Kolonisi, Salt’ın İstanbul’da şu ana kadar açtığı belki de en iyi sergi. Mimari, şehir planlama, tasarım, tarih ve arşiv üzerinde yoğunlaşan Salt, Türkiye’deki yazlık olgusunu, yazlığın icadını ve şehirlinin yazlıklara hücumuyla Türkiye’nin kıyı bölgelerin imari/mimari açıdan gelişimini/yıkımını son derece başarılı ve ziyaretçinin ilgisini çekecek bir şekilde anlatıyor

Salt’ın övgüyü hak eden sergi tasarımına örnek olarak iki kare. Solda: 1940 ve 50’li yıllarda Türkiye’de çalışan mimar Paul Bonatz öğrencileriyle. Sağda: 1992 ve 2014 yılları arasında Gündoğan koyuna yapılan imari tecavüzü anlatan iki fotoğraf.

Salt’ın övgüyü hak eden sergi tasarımına örnek olarak iki kare. Solda: 1940 ve 50’li yıllarda Türkiye’de çalışan mimar Paul Bonatz öğrencileriyle. Sağda: 1992 ve 2014 yılları arasında Gündoğan koyuna yapılan imari tecavüzü anlatan iki fotoğraf.

Continue reading

Sanata Değer Verenler ve Vermeyenler*

*Bu yazı daha kısa bir haliyle puhudergi.com’da yayınlanmıştır.

Türkiye’de sanata ve tarihi mirasa yeterli değerin verilmediği aşikar. Eğer yeterli değer verilmiş olsaydı İspanya, Fransa veya İtalya’daki şehirlerde olduğu gibi, Türk şehirlerinin de tarihi dokusu biraz olsun korunmuş olurdu. Maalesef Türkiye’nin şehirlerinde tarihi doku dediğimiz olgu bir kaç istisna dışında sadece cami, sur ve hisar gibi tek tük yapılardan ibaret. Antik Yunan, Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı gibi büyüleyici kültürlere ev sahipliği yapmış topraklarda bu zengin geçmişin izini sürmek ne kadar mümkün? Neden Türkiye kültür miraslarına yeterli değeri göstermemiş ve hala göstermemek de ısrar ediyor? Bunun cevabı belki de Batı Avrupa ülkeleriyle Türkiye’nin birbirlerinden farklılaşan tarihsel gelişiminde…

Pergamon Sunağı’ndaki heykeller ve sunağın batı cephesinin rekonstrüksiyonu

Pergamon Sunağı’ndaki heykeller ve sunağın batı cephesinin rekonstrüksiyonu

Continue reading

TÜRKİYE’NİN KOMŞULARI İSTANBUL MODERN’İN KONUKLARI

İstanbul Modern Türkiye’nin en önemli müzelerinden biri. Sahip olduğu koleksiyon ve açtığı sergiler modern Türk ressamlarına dair kapsamlı bir seçki sunuyor. Aynı zamanda çağdaş Türk sanatının sergilenebileceği bir alan olarak da işlev görüyor. İstanbul Modern’deki Erol Akyavaş, Burhan Doğançay, Hüseyin Çağlayan ve benzeri büyük sergiler ziyaretçilere bu sanatçıların birçok eserini görme imkanı sağlarken, sergi katalogları ise bu sanatçılara dair kalıcı kaynaklar olarak kütüphanelerdeki yerlerini alıyor. Fakat İstanbul Modern’in nüfuzunun Türkiye dışına pek etki etmediği de bir gerçek. Bunun en önemli nedeni de Türkiye’nin diğer müzelerinde de olduğu gibi İstanbul Modern’in koleksiyonunda batı sanatının ünlü isimlerinin yer almaması. Fakat bu zafiyet başka şekillerde giderilebilir. İstanbul Modern’in yeni sergisi Komşular bu açıdan öncü olabilecek nitelikte.

Adrian Paci, Piktori (Ressam), 2002

Adrian Paci, Piktori (Ressam), 2002

Continue reading

BİR DAHA ASLA!

Depo’nun son sergisi Bir Daha Asla! büyük sergilere kıyasla çok duyulmamış da olsa işlediği konu nedeniyle evrensel öneme sahip. Serginin konusu, devletlerin halklara karşı işlediği suçlarla ilgili özür dilemesi ve geçmişle yüzleşmesi. Serginin Türkiye özelindeki amacı da Depo’nun internet sitesinde açık bir şekilde anlatılıyor:

“Geçmişle yüzleşme, Türkiye’nin ‘başına açılmış bir bela’ değil dünyanın gündemindeki bir mesele, evrensel bir dava. Bu nedenle uluslararası örneklere bakarak karşılaştırma yapmak; Türkiye’deki unutma kültürünü dönüştürmek ve adalet duygusunu onarıcı bir hatırlama kültürünün uygarlık sürecinin bir parçası olduğunu kabul etmek açısından önemli (1).”

Solda: 7 Aralık 1970 günü, Varşova'daki 1943 getto ayaklanması adına dikilen Getto Kahramanları Anıtı önünde dönemin Batı Almanya Şansölyesi Willy Brandt'ın diz çöktüğü andan bir kare. Sağda: Pearl Harbor (1942) saldırısından kısa süre sonra Japon asıllı Amerikan vatandaşlarının ABD tarafından zorla gönderildiği kamplardaki yaşama dair Dorothea Lange tarafından çekilen fotoğraflardan oluşan bir seçki.

Solda: 7 Aralık 1970 günü, Varşova’daki 1943 getto ayaklanması adına dikilen Getto Kahramanları Anıtı önünde dönemin Batı Almanya Şansölyesi Willy Brandt’ın diz çöktüğü andan bir kare. Sağda: Pearl Harbor (1942) saldırısından kısa süre sonra Japon asıllı Amerikan vatandaşlarının ABD tarafından zorla gönderildiği kamplardaki yaşama dair Dorothea Lange tarafından çekilen fotoğraflardan oluşan bir seçki.

Continue reading

İnceleme: Tophane’de Joan Miró

Tophane-i Amire İstanbul’daki en güzel, en etkileyici binalardan birine sahip ve bu mekanın MSGSÜ tarafından sanat sergilerine ayrılmış olması takdire şayan bir durum. Son yıllarda İstanbul’un kültür miraslarına yapılan tahribattan henüz etkilenmemiş olması da sevindirici ve umut verici.

MSGSÜ tarafından yönetilen Tophane-i Amire’nin sergi programında MSGSÜ’nün kendi sergileri dışında, burada sergi açmak isteyen çeşitli kurum ve ticari şirketlere de yer verilebiliyor. Miro sergisi de, Tophane-i Amire’de daha önce Dali sergisini yapan Kült isimli şirket tarafından düzenlenmiş.

Tophane'de Miro

Continue reading