İSTİBDAT DÖNEMİNDE BİENAL NE İŞE YARAR?

Birkaç Şüpheli Adam

Türkiye ilginç bir yer.

Tarlabaşı’nın, Emek Sineması’nın, Narmanlı Han’ın yıkılmasının en önemli aktörlerinden biri olan Ahmet Misbah Demircan’ın yönetim kurulu üyesi olduğu İKSV’nin “iyi bir komşu nasıldır” temalı bir bienal düzenlediği bir ülkeden bahsediyoruz.

Komşular?

Komşular?

Galataport’ta yaşanan akıl almaz tarihi eser yıkımı, çirkin vapurlar, boğaz kıyılarını betonla kaplamak vb. birçok kentsel faciaya neden olan “Dr. Mimar Kadir Topbaş” da İKSV yönetim kurulunun bir başka üyesi.

Taksim Meydanı’ndan, Karaköy iskelesinden, Kabataş Martı projesinden bahsediyoruz. Bir tarafta İKSV’nin yaptığı güzel işler, parklarda caz konserleri, saraylarda operalar varken, diğer tarafta da Taksim’i herhalde dünyanın en çirkin meydanı haline getiren insanlar var ve bunlar İKSV yönetim kurulunda. Bu oksomoronik duruma anlam vermek gerçekten kolay değil.

Dahası, İKSV’nin ve bienalin ağırlıklı olarak hitap ettiği ilerici ve genç orta sınıfın yaşam tarzına, siyasi tercihlerine, takip ettiği gazetecilere dair hiç durmadan kara propaganda yapan, sıklıkla yalan haber yazan, insanları vatan hainliğiyle suçlayan Akşam, Star ve Güneş gibi “gazetelerin” çok yakın zamana kadar sahibi olan AK Parti MKYK üyesi Ethem Sancak da İKSV’nin 10 yönetim kurulu üyesinden bir diğeri.

Sizi bilmem ama ben bu kadroyla komşu olmaya çok da sıcak bakamıyorum. Böyle komşularla ne zaman evinizden edileceğiniz, vatan hainliğiyle suçlanacağınız belli olmaz.

Bu şahısların bienali düzenleyen kurumda hangi görevi yerine getirdiklerini sormak, bienali gezecek iyi komşular olarak bizim de hakkımız herhalde. Fakat yine de bu tuhaflıktan daha fazla bahsetmeye hacet yok; nitekim bu ve benzeri konular üzerinde yazı yazanları hapse atan bir siyasi örgüte ait insanlardan bahsediyoruz. O yüzden esas konumuza, bienale geçelim.

 

Neden bienal?

İstanbul Bienali’nin Türkiye’de güncel sanata dair en güçlü tartışmaları körükleyen etkinlik olduğunu söylemek, zannediyorum, çok yanlış olmaz.

Bu noktada sorulabilecek bir soru, “Peki Yeni Türkiye adı verilen oluşumun doğum sancıları içinde kıvranırken bana ne güncel sanattan?” olabilir. Bienalde gezip göreceğiniz ve karşısına geçip bir anlam çıkarmak için kıvranacağınız video enstalasyonu veya başka benzer tuhaflıklar bu istibdat döneminde bize ne katabilir ki? Evet, daha önceki bienallerde (ve aslında dünyanın birçok yerindeki güncel sanat alanlarında) rastladığımız, değişik seslerin, renklerin hareket ettiği, çok kavramsal enstalasyonlar bize bir şey katmayacak fakat bienalin çapı (en azından hâlâ) 3. sınıf enstalasyonlardan daha büyük.

Birincisi, kamusal alanların hunharca talan edildiği bir ülkede kamuya açık, ücretsiz olarak gezilebilen bu çapta bir sergi olması çok önemli.

İkincisi de sanat ve estetik arasındaki ilişki. Heykeltıraşlık mesleğinden ve estetikten nasibini almamış birtakım şahısların yaptığı heyecanlı heykellerin (bkz. Akşehir Nasrettin Hoca heykeli, Rize çay bardağı heykeli vb.) şehir meydanlarını süslediği (!), Sinan Genim “restorasyonlarının” ve mimari zevksizliğin hüküm sürdüğü bir ülkede iyi kötü çağdaş bir estetik anlayışının barındığı, sergilendiği ve daha da önemlisi üretildiği (bkz. bienal afişleri, görsel malzemeleri vb.) bir alan İstanbul Bienali. Logosundan grafik tasarımına, reklamlarından sergi mekanlarına, fazlasıyla rafine bir estetik sunuyor bienal.

“Görsel sanatlar olmadan mimari veya kentsel estetik gelişebilir mi?” sorusu önemli. Güncel sanatın heterojen estetiği karşısında buna cevap vermek kolay değil, ama düşünmeye değer.

insaat

Üçüncü olarak da geçmiş bienallerde sergilenen işlerin genel vasatlığına karşın, 2013 bienalindeki Halil Altındere’nin Harikalar Diyarı (https://vimeo.com/78545350) veya 2012 tasarım bienalindeki Aydan Çelik’in İnşaat Ya Resulullah’ı gibi çarpıcı, akılda kalıcı ve güzel işlerle de karşılaşmak mümkün.

Bırakın özgürce bienal yapmayı, özgürce konuşmanın bile git gide zorlaştığı bu istibdat döneminde 15. bienalin ana konusu olan iyi bir komşu’nun zekice bir seçim olduğunu ve birçok fırsat sunduğunu düşünüyorum. Suriyeli sığınmacılara yönelik ırkçılık ve yabancı düşmanlığının kol gezdiği, Kemalizm-Ümmetçilik-Muhafazakarlık-Özgürlükçülük gibi birbirinden apayrı noktalardaki dünya görüşlerine sahip insanların yan yana, üst üste ve çoğu zaman iletişim kopukluğu içinde yaşadıkları bir ülkede “iyi bir komşu?” belki de sorulabilecek en güzel sorulardan biri.

Bu heyecan verici fırsatın bienalde nasıl değerlendirildiğini göreceğiz.

Capture d’écran 2017-09-14 à 15.52.47

Bienal ekibini ayrıca görsel iletişim malzemelerinin tasarımından dolayı kutlamak gerekiyor. Özellikle afişler çok güzel!

Capture d’écran 2017-09-14 à 15.55.33

 

Savcılıktan temiz kağıdı da getirelim mi? *

Bunlar dışında, daha önceki senelerde görmediğimiz bir gelişme var 15. bienalde. İKSV, bienali gezecek ziyaretçilerin evden çıkmadan önce internetten isim, soyad, e-mail ve telefon (!) bilgilerini vermelerini talep ediyor. Bu bilgileri verdikten sonra aldığımız QR kodlarıyla sergiyi gezecekmişiz. Bu bilgi toplamanın İKSV yönetim kurulundaki şüpheli şahıslarla bir ilgisi var mı bilmiyorum fakat bir sergiye girerken telefon ve e-mail verme zorunluluğunu daha önce hiçbir yerde görmedim.

Capture d’écran 2017-09-14 à 15.56.09

Bienal direktörü Bige Örer’in yakın zamanda Kültür Limited’da (1) yayınlanan söyleşisinde, bu bilgileri vermek istemeyen ziyaretçilerin “isimsiz bir giriş kartı alarak mekanları” gezebileceği yazıyor. Fakat e-mail veya telefon vermeme seçeneği olduğu bilgisinin bienalin internet sayfasında yazdığını sanmıyorum. En azından 14 Eylül itibarıyla durum hala böyle idi.

 

Yaman Kayabalı

 

-.-

(1) https://kulturlimited.com/2017/09/14/roportaj-bige-orer-istanbul-bienali/

1 Comment İSTİBDAT DÖNEMİNDE BİENAL NE İŞE YARAR?

  1. Emre Erbirer

    “Bienal ekibini ayrıca görsel iletişim malzemelerinin tasarımından dolayı kutlamak gerekiyor. Özellikle afişler çok güzel!”

    Yukarda fotoğrafları yer alan malzemeler Bienal’in kendi afişleri değil, Bienal’in sponsoru Koç Holding’in hazırladığı iletişim kampanyasının materyalleri.

    Reply

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *