Kayısılar Nereden ?

Büyük bir heyecanla, günlerce programını yaparak anca gitmeyi başardığım Salt Galata meğerse Pazartesi günleri kapalıymış. Tam da unutulacak zaman… Yine de allem ettim kallem ettim, ertesi gün bir ara bulup kaçıp geldim. İsmi etkilemişti bir kere… Hem Türkçe, hem İngilizce, hem Arapça olması hoşuma gitmişti… Ne yalan söyleyeyim oryantal bir esinti beklentisi ile geldim bir kez.

Şam'da Kayısı

Nasıl heyecanlıyım… Rahat rahat gezmeli, beğendiğim eserleri fotoğraflamalı, gördüğüm her şeyi birleştirip aklımda bir hikaye yaratıp, başrolüne kendimi koymalıyım… Tüm bunları düşünerek hemen paltomu, çantamı dolaba bıraktım. Ruhumla, tüm vücudumla rahatça yürüyebilmek için…

Hemen asansörle yukarıya çıktım. Sergi hemen asansör fuayesinden başlamıştı. Burada aradığım tarzda birkaç eser buldum. Doğu’ya özgü motiflerle bezenmiş bir kaç mozaik kalıntısı, bunların çizimleri, anlam veremediğim birkaç eserle birlikte duruyordu.

Minik fuaye alanını bitirip yan yana dizilen odaların başladığı koridora geldiğimde, hangi odadan başlayacağımı kestirmeye çalışırken, tüm odalarda farklı faaliyetler olduğunu ve hiç birinin Şam’da Kayısı ile ilgili olmadığını fark ettim. Eee, neredeydi bu sergi ? Etrafta görevli olduğunu düşündüğüm simalara sordum: “Nerede bu sergi ?”

Kız utana sıkıla: “Sizi de mi buraya yönlendirdiler, demin de gelip soranlar oldu. Bu katta değil” dedi. Hay allah, ben yanlış anlamışım herhalde dedim içimden. Neyse bari aşağıya ineyim…

Merdivenlere ulaşmadan karşı duvarda renkli baskılı panolar dikkatimi çekti. Bir baktım Arapça yazılar. Burasıymış meğerse, sergi buymuş. Duvarın karşısına yerleştirmiş birbirinden farklı bir sürü siyah beyaz baskılı fanzin… Meğerse sergi bir fanzin projesinden oluşuyormuş.

Şam'da Kayısı

Hayal kırıklığına uğramadığımı söylersem elbette yalan olur. Bir de fanzinleri okuduğumu… İzleyiciye değil, okura hitap etmişler adeta. Beklentimi karşılamadı.

Aslına bakarsanız işlenen konu, içerik, günümüze ve yaşantımıza o kadar uygun ki! Göç! Arapça’yı hiç olmadığı kadar duyduğumuz şu günlerde 3’te 1’i Arapça olan bir sergi… Ancak sergiden çok araştırma demek, daha doğru…

Size tavsiyem benim gibi bodoslama gitmeden, öncesinde az buçuk okuyup serginin ne hakkında olduğunu, içinde neler olduğunu daha iyi kavrayarak bilinçli bir şekilde gitmeniz. Benim sizinle paylaşabileceğim sergiye ilişkin en güzel makale Agos gazetesinde yayınlanmış bir yazının linkidir: http://www.agos.com.tr/tr/yazi/13954/bu-serginin-kayisisi-meshur

Aşağıya inip kütüphanede serginin devam ettiğini öğrenince içime biraz su serpildi. Ancak sadece bir tane heykel görünce yine üzüldüm. Beklentim daha farklı bir yöndeydi.

Şam’da Kayısı Salt Galata’da 21 Şubat’a kadar devam ediyor. Merak edenlere duyurulur… Hoşunuza gitmezse, sizi tatmin etmezse aşağıda Sabiha Rüştü Bozcalı’nın hayatını anlatan nefis bir sergi var. Ona geçersiniz. Onu da en kısa sürede sergi bitmeden yazacağım.

 

Betsy Penso

betsypenso92@hotmail.com

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *