Bu Bir Aşk Şarkısı [Değil]

Ne şanslıyız ki İstanbul’umuzda yetişemeyeceğimiz kadar çok sergi aynı anda izleyiciye açık. İşlerin yoğunluğu, müzelerin çalışma saatleri derken sanatseverler olarak ancak belli başlı sergilere yetişebiliyoruz. Sergileri kendi zevkimize göre seçsek de zaman zaman sürpriz sergilerle tanışmak, karşılaşmak mümkün oluyor.

Üryan, Çıplak, Nü’yü gezmek üzere vardığım Pera Müzesi’nde; duyduğum ancak özellikle gitmeyi planlamadığım This is Not a Love Song (Bu Bir Aşk Şarkısı Değil) sergisini de gezme imkanım oldu.

bu bir ask sarkisi degil

Video sanatı ve pop müziği ilişkisi üzerine kurulmuş serginin hakkını vermek için ortalama 5 dakika süren video klipleri izlemek-dinlemek gerektiğini baştan söylemeliyim. Aksi takdirde sergi çeşitli televizyon görüntüleri ve yansılardan ibaret gibi görünecektir. Halbuki içine girmeyi başardığınızda, bambaşka bir dünyanın sizi dört kolla kucakladığını fark edeceksiniz.

1960’lardan günümüze kadar pop müzik ve görüntünün bir arada kullanılmasını, yani bir nevi kliplerin varlığını ve aslında işlevini anlatan sergi Pera Müzesi’nin iki katında izleyiciyle buluşuyor. 7 Şubat’a kadar gezilebilecek bu sergide kliplerdeki müzik ve görüntü uyumunu, senkronizasyonu ve deneyselliği gözlemlemek mümkün.

Sergi halihazırda gezilebilir iken, serginin içeriği ve anlamı hakkında bilgi vermeyi/yorum yapmayı sevmediğimden sadece gezerken kaçırmamanız gereken iki eserden bahsedeceğim. Olur da giderseniz ve siz de beğenirseniz, kulaklarımı çınlatırsınız…

acid house

Bu eserlerden ilki, benim farklı sebeplerden ötürü hiç sevmediğim bir müzisyen(?) olan Yoko Ono’nun 1980lerde kaydettiği Walking on Thin Ice (İnce Buz Üzerinde Yürümek) şarkısı üzerine koyulan videoya ayrılan oda… Assume Vivid Astro Focus grubunun Yoko Ono ve The Cockettes’i anmak adına oluşturdukları bu klipte oynayan transseksüel oyuncu toplumsal cinsiyeti saykodelik imgeler üzerinden anlatır. Bu anlatım elbette didaktik değildir. Aksine şarkıya ayak uyduracak kadar canlı, renkli ve heyecanlı görüntüler sergilenir. Dahası, benim bu eseri gerçekten beğenmemi sağlayan yegane özelliği sergileniş biçimidir. Klip, sergideki çoğu eserin aksine, perdeyle ayrılmış bir odada yüksek müzik ile izlenmektedir. Serginin genelinde klipler televizyondan gösterilmekte, sesler bireysel olarak kulaklıklarla dinlenmekte ve açık alanda sergilenir. Bu eserin yüksek sesli müziği ve ayrı bir odada sergilenmesi izleyicide dans etme isteği uyandırmakta ve hatta uyandırmakla kalmayıp izleyicinin serginin bir parçası olarak interaktif bir şekilde dans etmesini sağlamasıdır. Düşünsenize: gündüz vakti, karanlık bir odada, renkli bir videoyla, eski bir müzikle dans edebiliyorsunuz; bu enerjiyi sentezleyen bir eser… Daha ne olabilir ki…

andy warhol

İkinci olarak bahsedeceğim eser ise daha romantik/politik. Sanki serginin ismine inat, farklı dönemlerde bestelenmiş üç aşk şarkısının üç ayrı video ile senkronize bir şekilde düzenlenmesiyle oluşmuş eserin sahibi Iraklı Adel Abidin. Yine ayrı bir odada sergilenen bu eseri, içinde bulunduğu odanın üç duvarında, üç farklı klibiyle aynı anda seyretmek mümkün. Solunuzda bir balad, sağınızda 2000’lerin başından kalmış bir pop şarkı ve karşınızda ise Adele/Lana del Rey benzeri duygusal birer parça seslendiren üç farklı kadın. Üç ayrı klipte sırayla üç farklı kadın kendi dönemlerinde ünlü olan tarz müziklerle aşk şarkısı söylediklerini zanneder şekilde şarkı söylerler. Oysa söyledikleri Arapça şarkılar müzikleri sebebiyle aşk melodilerini andırsalar da Saddam rejimini öven sözlere sahiptirler. Bunu alt yazıları okurken izleyici anlasa da, şarkıcı belki kendini müziğe kaptırdığından belki düşünmeyi reddettiğinden, belki de bambaşka bir sebepten ötürü şarkının aşk şarkısı olduğunu düşünüyor. Bu eser sadece kadınların tarzlarını ve tiplerini görmek için bile izlemeye değer. Zira birinci ve üçüncü şarkılar gerçekten Arapça bilmeyen bir kimse için oldukça romantik hisler uyandıracak cinsten olup her üç klipte de kadınlar oldukça seksiler…

Andy Warhol, Deneme Çekimleri, 1964-66

Andy Warhol, Deneme Çekimleri, 1964-66

Video klibin aslında bir sanat olduğunu ve hatta, ne kadar önemli bir sanat olduğunu vurgulayan Bu Bir Aşk Şarkısı Değil, deneysel sanat görmek isteyenlerin atlamaması gereken, klasik sergi akışından farklı tutulmuş bir sergi.

Dilerim yazdıklarım biraz olsun sizi heyecanlandırmış, sergiyi merak etmenizi sağlamıştır…

 

Betsy Penso

(betsypenso92@hotmail.com)

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *