İSTANBUL İÇİN AĞIT

“İstanbul’un söylediği şarkı artık sadece hafızalarda yankılanıyor. Kentin felaketine duyarsız yazarcıklar İstanbul’un güneş batımlarından ve Boğaziçi’nin güzelliklerinden dem vurmaya devam ediyorlar, bıkmadan. Onları duyan, “Asya’nın tatlı sularında” içinde Pierre Loti’yi taşıyan kayıkla karşılaşacağını sanabilir! Gerçekten kentin, yabancılara hala ücretli tatil hayallerini besleyici şeyler sunduğu doğrudur. Kentin üzerine her perde inişinde öldürücü güzellikleri, titreyen morları, bir trajediden çıkma kızılları insanı İstanbul’a hâlâ hayran bırakıyor.

Galata’dan bakıldığında karşı İstanbul yamacı binlerce kez betimlenen o olağanüstü manzarayı sunmakta: yer ile gök arasına yerleştirilmişçesine, çevrelerine derinden bağlı şu semavi camiler; duman ve sisten oluşmuş bir perdeden fırlayan, taştan mızraklar misali dikilen şu minareler. Bu kentsel görünümün, “Batı için New York ne ise Doğu için o” olduğunu söyleyen Thubron şüphesiz haklı.

Ancak burada, hayal kurmak, her yerden daha tehlikeli bir araç olmakta. Gözün bir an kayması, hayalinde bitimi oluyor…”

-Andre Barey 

Arka planda Beyazıt Kulesi ve Süleymaniye Camii. Önlerinde ise Haliç Metro Köprüsü: Tarihi yarımadanın enfes manzarasına acımasız bir saldırı.

Arka planda Beyazıt Kulesi ve Süleymaniye Camii. Önlerinde ise Haliç Metro Köprüsü: Tarihi yarımadanın enfes manzarasına acımasız bir saldırı.

1996’da İstanbul’un ev sahipliği yaptığı Habitat-II İnsan Yerleşimleri Konferansı vesilesiyle Darphane-i Amire’de açılan Dünya Kenti İstanbul sergisi, 18 yıl sonra Galata Rum Okulu’nda yeniden sergileniyor. Yukarıdaki alıntı da bu sergideki İstanbul İçin Ağıt başlıklı bir panodan. Andre Barey’in bu cümleleri ne zaman yazıya döktüğünü bilmesem de, maalesef 2014 İstanbul’unda da olağanüstü olarak adlandırdığımız, keyiflenerek izlediğimiz, hayal kurduğumuz manzaralara saldırıya devam edilmekte.

İstiklal Caddesi, Tarlabaşı ve şehrin birçok başka bölgesindeki tarihi binaların yıkılıp, medeni ve ahlaki restorasyon prensiplerinden yoksun bir şekilde AVM, otel vb. ticari projelere dönüştürülmesine izin veriliyor. İstanbul, kültür varlıklarının korunduğu, kent planlaması yapılan ve sürdürülebilir değil, tüketim ve rant güdümlü istimlak, yıkım, inşaat yapılan, ‘yol medeniyettir’ anlayışının gün geçtikçe yaşanılmaz hale getirdiği bir şehir. Bu gidişatın daha ne kadar devam edeceği meçhul fakat İstanbul şimdiden, farklı cesetlerin birbirine yamanmasıyla ortaya çıkan Dr. Frankenstein’ın canavarına benziyor.

Murat Germen, İstanbul, Küplüce, #1, 2013, Muta-morphosis serisinden. Yeniden açılan Dünya Kenti İstanbul sergisinde de yer alan Germen'in işlerinde İstanbul'un canavar yapılaşmasına ve kentsel (rantsal) dönüşümün izlerine sık sık rastlamak mümkün.

Murat Germen, İstanbul, Küplüce, #1, 2013, Muta-morphosis serisinden. Yeniden açılan Dünya Kenti İstanbul sergisinde de yer alan Germen’in işlerinde İstanbul’un canavar yapılaşmasına ve kentsel (rantsal) dönüşümün izlerine sık sık rastlamak mümkün.

İstanbul’da devam ettirilen ‘kentsel dönüşüm’ dar gelirli vatandaşları şehir merkezinden uzaklaştırıp ruhsuz, çirkin ve mahalle kültürünü ortadan kaldıran TOKİ ve benzeri konutlara hapsederken, siyasi erkin hâlâ Kanal İstanbul gibi absürd ve yıkıcı projelerden ciddi ciddi bahsedebilmesi acı verici. İnsan, şehir ve çevre odaklı değil, sadece sermaye odaklı yürütülen kentsel projeler insanların medeni bir şekilde yaşayabileceği bir şehir yaratmamakla birlikte şehrin var olan güzelliklerini yok ediyor. 3. köprü, yeni havaalanı ve Kanal İstanbul gibi projeler İstanbul’un Kuzey Ormanları’nı vahşice tahrip ederken, şehir merkezinde yapılan Haliç Metro Köprüsü gibi girişimler ise şehrin tarihi dokusuna zarar veriyor.

Bir yandan kültür ve çevre tahribatı hunharca devam ederken bir yandan da hem Büyükşehir Belediyesi’nin hem de ilçe belediyelerinin İstanbul’un namına hiç yakışmayacak şekilde özensiz ve ihmalkar yönetimleri şehri gittikçe daha da çirkinleştirmekte. Bunun somut olarak görülebildiği yerlerden biri de İstanbul’un en önemli ve prestijli bölgelerinden olan Gezi-Taksim-İstiklal hattı(1). Taksim’deki trafiğin yer altına alınması olumlu bir gelişme olmakla birlikte trafiğe kapatılan alanla ilgili herhangi bir planlama, peyzaj veya tasarım yapılmadığı için Taksim Meydanı bu haliyle fevkalade çirkin. Korhan Gümüş’ün tanımıyla ‘tanımsız bir beton kütlesi’ne (2) sahip Taksim Meydanı’nın bir ucunda yer alan AKM, polis karakolu ve cephanelik olarak kullanılıyor. İstiklal Caddesi ise tarihi binaların yıkılıp yerlerine AVM ve otel yapılan büyük bir şantiyeye dönüşmüş durumda (3). Caddede çöken kaldırım taşlarının yerine asfaltla yama yapılıyor. Denizin altından metro hattı geçirebildiği bir çağda İstiklal Caddesi’nin zeminin neden yıllardır bozuk olduğunu anlamak gerçekten çok zor. Çöken zemini asfaltla kaplamak hızlı ve pratik bir çözüm olmasına rağmen esas yapılması gereken, zeminin çökmesine engel olacak kaliteli bir çalışma sayesinde asfaltla yama yapma ilkelliğine bir son vermek.

Solda: Çukurlu Çeşme Sokak'ta, Sainte Pulchérie Fransız Lisesi'nin önünde asfaltla yama çalışması. Sağda: İstiklal Caddesi'nin asfalt yamasından sonraki hali.

Solda: Çukurlu Çeşme Sokak’ta, Sainte Pulchérie Fransız Lisesi’nin önünde asfaltla yama çalışması. Sağda: İstiklal Caddesi’nin asfalt yamasından sonraki hali.

Çok değil, bundan 50, 60 yıl önce çekilmiş Ara Güler fotoğraflarındaki İstanbul’u görmek artık mümkün değil. Şehrin tarihi dokusu yerini çarpık ve çirkin yapılaşmaya bıraktı. Bu durum İstanbul’un neredeyse bütün tarihi semtlerinde geçerli. Günümüzde yolsuzluk içinde yürütülen (Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir’in imar yolsuzluğuyla ilgili bir soruşturmadan dolayı tutuklu yargılandığını [4] ve Beyoğlu Belediyesi’nin yine imar yolsuzluğu nedeniyle yapılacak bir polis operasyonundan son anda kurtulduğunu hatırlatmakta fayda var [5]) imar planları nedeniyle tarihi binalar alenen yıkılabiliyor. İçinde bir zamanlar Emek Sineması’nın bulunduğu tarihi Serkldoryan binası gibi Sıraselviler Caddesi’nin girişindeki tarihi Majik Sineması’da yıkıldı. Üstelik Tuna İnşaat’ın Majik binasını yıkıp yerine otel ve AVM yapmak için aldığı inşaat ruhsatı mahkeme tarafından iptal edilmesine rağmen inşaata aylarca devam edildi.(6) İşin en ilginç yanı da müdürlüğünü Yener Çavdar’ın yaptığı İstanbul 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nün bu binaların yıkımına onay verebilmesi. Adında ‘kültür varlıklarını koruma’ kelimelerinin yer aldığı bir kurum kültür varlıklarının yıkılıp yerine AVM, otel vb. girişimler yaptırılmasına nasıl izin verebilir?

Bu ardı arkası kesilmeyen yıkımın ne zaman ve nasıl sona ereceğini bilmesek de kültür miraslarının tahribatı bu ivmeyle devam ederse bugün önünden geçtiğimiz, gezebildiğimiz, fotoğraflarımızdan eksik olmayan birçok tarihi binanın, mahallenin ve sokağın yakın bir gelecekte var olmayacağını öngörmek çok da zor değil.

(1) Taksim ? Gezi ? İstiklal hattındaki çirkinlik ve bakımsızlıkla ilgili bir fotoğraf albümüne buradan ulaşılabilir: http://www.flickr.com/photos/109949788@N06/sets/72157638095798933/

(2) Nilay Vardar, ‘Taksim’in Ortasında Tanımsız Bir Beton Kütlesi’, Bianet,http://bianet.org/bianet/toplum/149715-taksim-in-ortasinda-tanimsiz-bir-beton-kutlesi (siteye en son 24 Ocak’ta girildi).

(3) İstiklal Caddesi’ndeki tahribatla ilgili başka bir yazı için: Yaman Kayabalı, ‘Kültürünü AVM’lere Satan Üzgün Kent’, Exhibition Critique,http://www.exhibitioncritique.com/2013/12/10/k%C3%BClt%C3%BCr%C3%BCn%C3%BC-avmlere-satan-%C3%BCzg%C3%BCn-kent/

(4) ‘Yolsuzluk kapsamında Fatih Belediyesi’nde arama yapılıyor’, T24, http://t24.com.tr/haber/yolsuzluk-kapsaminda-fatih-belediyesinde-arama-yapiliyor/246259 (siteye en son 27 Ocak’ta girildi).

(5) ”Üçüncü Dalga’ operasyonunun arka planı’, Radikal,http://www.radikal.com.tr/turkiye/istanbulda_3_dalga_operasyonu_bu_kez_beyoglu_belediyesi-1171083 (siteye en son 27 Ocak’ta girildi).

(6) Elif İnce, ‘Majik’i yıkan otelin ruhsatı iptal edildi, tek duymayan Beyoğlu Belediyesi!’, Radikal,http://www.radikal.com.tr/turkiye/majiki_yikan_otelin_ruhsati_iptal_edildi_tek_duymayan_beyoglu_belediyesi-1171418 (siteye en son 27 Ocak’ta girildi).

 

 

2 Comments İSTANBUL İÇİN AĞIT

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *