BİR DAHA ASLA!

Depo’nun son sergisi Bir Daha Asla! büyük sergilere kıyasla çok duyulmamış da olsa işlediği konu nedeniyle evrensel öneme sahip. Serginin konusu, devletlerin halklara karşı işlediği suçlarla ilgili özür dilemesi ve geçmişle yüzleşmesi. Serginin Türkiye özelindeki amacı da Depo’nun internet sitesinde açık bir şekilde anlatılıyor:

“Geçmişle yüzleşme, Türkiye’nin ‘başına açılmış bir bela’ değil dünyanın gündemindeki bir mesele, evrensel bir dava. Bu nedenle uluslararası örneklere bakarak karşılaştırma yapmak; Türkiye’deki unutma kültürünü dönüştürmek ve adalet duygusunu onarıcı bir hatırlama kültürünün uygarlık sürecinin bir parçası olduğunu kabul etmek açısından önemli (1).”

Solda: 7 Aralık 1970 günü, Varşova'daki 1943 getto ayaklanması adına dikilen Getto Kahramanları Anıtı önünde dönemin Batı Almanya Şansölyesi Willy Brandt'ın diz çöktüğü andan bir kare. Sağda: Pearl Harbor (1942) saldırısından kısa süre sonra Japon asıllı Amerikan vatandaşlarının ABD tarafından zorla gönderildiği kamplardaki yaşama dair Dorothea Lange tarafından çekilen fotoğraflardan oluşan bir seçki.

Solda: 7 Aralık 1970 günü, Varşova’daki 1943 getto ayaklanması adına dikilen Getto Kahramanları Anıtı önünde dönemin Batı Almanya Şansölyesi Willy Brandt’ın diz çöktüğü andan bir kare. Sağda: Pearl Harbor (1942) saldırısından kısa süre sonra Japon asıllı Amerikan vatandaşlarının ABD tarafından zorla gönderildiği kamplardaki yaşama dair Dorothea Lange tarafından çekilen fotoğraflardan oluşan bir seçki.

Bir Daha Asla! yakın tarihte 8 farklı devletin, himayelerinde yaşayan insanlara karşı işlediği suçları yazılı metinler, videolar ve görsel malzemelerle sergiliyor. Bahsi geçen suçlar arasında Yahudi Soykırımı, Fransa’nın Cezayir’deki özgürlük direnişine karşı uyguladığı kirli savaş ve Srebrenitsa Katliamı da var. İşlediği suçlarla yüzleşen devletlerin, suçlarını kabul edip, zulme maruz bıraktıkları halklardan özür dilemeleri, bu tarz yanlışların bir daha tekrarlanmaması için büyük öneme sahip. Maalesef özür dileme medeniyetini ve cesaretini gösterebilenlerin sayısı az. Sergide yer alan Fransa – Cezayir örneğinde de Fransa’nın Cezayir halkından halen özür dilemediğini hatırlatmakta fayda var.

Dünyanın önde gelen diğer şehirlerinde olduğu gibi İstanbul’un da fiyakalı sanat müze ve galerilerinde suya sabuna dokunmayan apolitik sergiler düzenlenirken Depo’nun tabiri caizse elini kirletip ciddi ve tartışılması gereken konular üzerinde durması son derece kayda değer bir durum. Depo kuruluş amacı olarak da bulunduğu coğrafyadaki sosyal meselelere yoğunlaşan bir kurum. Zira, bir önceki sergileri Gezi: Başlangıç da Gezi Direnişi üzerineydi. İstanbul’daki ünlü müze ve galerilerin kuruluş amaçları farklı olsa da Türkiye’deki hiç de hoş durumda olmayan siyasi ve toplumsal olayları görmezden gelmeleri üzücü. Sanat dünyasının büyük kurumları, siyasi erkle ekonomik ilişkiler içinde olan zengin aileler veya şirketler tarafından yönetildiğinde, sahip olabilecekleri herhangi bir eleştirel gücü yitirip içinde bulundukları ülkenin dehşet verici sorunlarına kayıtsız kalabiliyorlar.

İstanbul’un önde gelen müzelerinde Picasso’nun meşhur Guernica‘sını (1937 yılında Alman uçaklarının İspanya’daki Guernica köyünü bombalamasını konu alan-kınayan bir eser) göğüslerini kabarta kabarta sergileyebilecek olanlar, 28 Aralık 2013’te 2. yıldönümü olacak Roboski katliamıyla ilgili bir esere hami olmak bir kenara, ustaca yönetilen sosyal medya hesaplarından maalesef bir taziye mesajı bile gönderemiyor. Tabi bu olgunun Türk müzelerine özgü olmadığını belirtmekte fayda var. Öyle gözüküyor ki, sermaye, devlet ve sanat kurumları arasındaki ilişkiler bir şekilde müze ve galerileri apolitize edip, içinde bulundukları dünyadaki acı olaylara karşı ısrarla kayıtsız bırakabiliyor.

Solda: Depo giriş kapısı. Sağda: Tütün Deposu binasının duvarlarında bir başka insanlık suçuna sesleniliyor.

Solda: Depo giriş kapısı. Sağda: Tütün Deposu binasının duvarlarında bir başka insanlık suçuna sesleniliyor.

Bir Daha Asla! kurumlardan, sanatçılara Türkiye’deki sanat camiasını bekleyen büyük bir sınavın hatırlatıcısı aynı zamanda. Türk sanat kurumları çeşitli yıl dönümlerini dikkate alıp ona göre sergiler düzenleyebiliyor. Mesela Pera Müzesi 2012’de Türkiye ve Hollanda arasındaki diplomatik ilişkilerin 400. yılı münasebetiyle Sultanlar, Tüccarlar, Ressamlar isimli bir serçi açmıştı. Aynı yıldönümü nedeniyle SSM Rembrandt, İstanbul Modern La La La İnsan Adımları, Salt da İstanbul Eindhoven-SALTVanAbbe projelerini gerçekleştirdi. Başka bir örnek de yine 2012 yılının Türkiye’de Çin Kültür Yılı olmasından dolayı İstanbul Modern’in Dönüşüm: Çağdaş Çin Sanatına Bir Bakış sergisi ve MSGSÜ’nün düzenlediği Dun Huang’ın Renkleri sergisiydi.

Hollanda’yla diplomatik ilişkilerin 400. yıldönümü ve 2012 Çin Kültür Yılı önemli olaylar. Peki ya 2015? 1915’in yüzüncü yıldönümü yaklaşırken ümmetçi ve otoriter bir devletin geçmişiyle yüzleşmesinin pek mümkün gözükmediği bir dönemde, Türkiye’nin önde gelen sanat kurumları ne yapacak? İçinde bulundukları ülkenin tarihiyle yüzleşmesi ve halkların barışması için bir çaba sarfedecekler mi? Yoksa 2015 yılında da hiç bir masrafın ve ‘cemiyetin’ eksik olmadığı ihtişamlı etkinliklerle açılışları yapılan, havalı, rengarenk, fakat boş sergiler göreceğiz? Devletlerin yapıları itibariyle inatçı ve boyun eğmeyen tavırlarından dolayı özellikle 1915 yılındaki facia gibi konularla yüzleşmek, Türkiye’de yaşayanlara resmi ideolojiye alternatif bir takım bilgiler vermek ve yeni bakış açıları sunmak için kültür ve sanat kurumları çok önemli bir rol oynayabilir. Tabi eğer bunu ister ve cüret edebilirlerse…

Solda: Depo Sergi Alanı'nda, 1972 yılında İrlanda'nın Derry şehrindeki İngiliz ordu mensuplarının 26 İrlandalı insan hakları aktivistini öldürmesiyle tarihe Kanlı Pazar olarak geçen olayla ilgili Birleşik Krallık Başbakanı David Cameron'ın parlamentodaki özür konuşması. Sağda: Sergi ziyaretçilerinin kendi özürlerini yazabildiği bir Özür Kitabı ve Özür Panosu.

Solda: Depo Sergi Alanı’nda, 1972 yılında İrlanda’nın Derry şehrindeki İngiliz ordu mensuplarının 26 İrlandalı insan hakları aktivistini öldürmesiyle tarihe Kanlı Pazar olarak geçen olayla ilgili Birleşik Krallık Başbakanı David Cameron’ın parlamentodaki özür konuşması. Sağda: Sergi ziyaretçilerinin kendi özürlerini yazabildiği bir Özür Kitabı ve Özür Panosu.

 Sergiye dönecek olursak, en çok dikkat çeken şeylerden birinin özgün sergi tasarımı olduğunu söylemek mümkün. Bilhassa tablo ve heykel gibi eserlerin yer almadığı ve Bir Daha Asla! gibi akademik sergiler çok fazla metin içermesinden dolayı sıkıcı olabilir. Depo, sergi tasarımıyla (sergi künyesinde tasarımı Sarper Takkeci’nin üstlendiği belirtilmiş) bu sıkıcılığı en aza indirmek için sergiyi kolayca ayırt edilebilir 8 bölüme ayırmış ve yazı miktarını elden geldiğince az tutup, fotoğraf ve video gibi görsel malzemelerle konu anlatımını daha çekici kılmış. Sergide konu edilen 8 vakayla ilgili her bölüme çeşitli kitaplar yerleştirilmiş. Bu kitaplar bahsi geçen olaylarla ilgili daha çok bilgi almak isteyenler için bir referans oluştururken aynı zamanda içlerindeki görsel malzeme sergiye içerik katıyor.

Sergi, Tütün Deposu binasında 2 kata yerleşmiş fakat büyük çoğunluğu 1. katta yer alıyor. Yinede serginin 2. kattaki bölümünde oldukça ilgi çekici bir çalışma olan Politik Özürler Kronolojisi var. Duvara projeksiyonla yansıtılan bir görüntüde, içinde çeşitli ülkelerin ve bir tarih cetvelinin bulunduğu geniş bir diyagram incelenebiliyor. Diyagram interaktif olarak hazırlanmış ve ziyaretçiler burada yer alan ülkelerin ne kadar süreyle hangi suçu işlediğini, hangi tarihte ve hangi suçuyla ilgili özür dilediğini veya benzeri bir girişime girdiğine bakabiliyor. Yine 2. katta yer alan diğer bölüm ise işlenilen suçların hatırlanması ve toplum hafızalarıyla ilgili. Bu bölüm serginin geri kalanına kıyasla yetersiz ve sanki eksik kalmış gibi gözüküyor.

Solda: Srebranitsa Katliamıyla ilgili bölümden bir kare. Sağda: Elazar Barkan ve Graham G. Dodds danışmanlığında hazırlanan, tasarımcı ve sanatçı Mahir M. Yavuz'un görselleştirdiği Politik Özürler Kronolojisi.

Solda: Srebrenitsa Katliamıyla ilgili bölümden bir kare. Sağda: Elazar Barkan ve Graham G. Dodds danışmanlığında hazırlanan, tasarımcı ve sanatçı Mahir M. Yavuz’un görselleştirdiği Politik Özürler Kronolojisi.

Bir Daha Asla! sergisiyle ilgili soru işaretlerinden biri, sergide neden Türkiye’yle ilgili bir bölüm olmadığı. Diğer ülkelerden verilen örnekler son derece önemli ve yerinde fakat hak ihlalleri ve katliamlar konusunda sicili her geçen gün daha da kabaran Türkiye’den en azından bir örnek verilebilirmiş. Türkiye geçmişiyle yüzleşme konusunda ağırdan gelse de mesela 2011 Kasım’ında Başbakan Tayyip Erdoğan devlet adına Dersim için özür dilediğini belirtmişti. Bu özür her ne kadar saldırgan bir üslupla siyasi muhalefeti zayıflatma amacıyla yapılmış olsa da en azından Dersim Katliamı’yla yüzleşme ve özür devlet katında da açık bir şekilde tartışmaya açılmıştı.

Türkiye’den bir vaka içermemesi dışında Bir Daha Asla!‘nın ciddi bir eksiği yok. İşlediği konular toplumların geleceği açısından çok önemli ve sergi içeriği oldukça akademik ve yazılı olmasına rağmen ziyaretçiler için mümkün olduğunca rahat bir anlatım sağlanmış. Son olarak da Depo’nun sergi tanıtım kanallarını daha iyi kullanabileceğini söylemek mümkün. Açtıkları güzel sergiler kesinlikle daha çok ziyaretçi hakediyor.

Bir Daha Asla! sergisiyle ele aldığı ve bize tekrar hatırlattığı 8 vakayı yazmadan bitirmeyelim:

  • Bulgaristan’daki azınlık Türklere uygulanan asimilasyon siyaseti

  • Fransa’nın, özgürlük hareketi sırasında Cezayir’e karşı yürüttüğü kirli savaş

  • İngilizlerin İrlanda’daki Kanlı Pazar olayı

  • Holokost

  • Srebrenitsa Katliamı

  • Avustryalya’da Aborjinlere karşı yürütülen asimilasyon ve insanlık dışı siyaset

  • ABD’nin 2. Dünya Savaşı’nda Japon asıllı vatandaşlarının tümünü kamplara göndermesi

  • Şili’de Pinochet darbesi ve sonrasındaki kirli savaş

 

-.-

(1) Depo, Sergi: Bir Daha Asla! Geçmişle Yüzleşme ve Özür, http://www.depoistanbul.net/tr/activites_detail.asp?ac=97 [en son 12 Aralık tarinde ziyaret edildi].

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *