Kültürünü AVM’lere Satan Üzgün Kent

2012 yılında Londra, New York, Şangay, Paris, Tokyo, Sidney, Johannesburg ve İstanbul’un bir araya gelmesiyle Dünya Şehirleri Kültür Forumu başlıklı bir girişim oluşturuldu. Bu girişim, Dünya Şehri olarak adlandırılan büyük metropollerin kültür alanındaki üst düzey yöneticilerinin bir forumda toplanıp, bu tarz şehirlerin kültür planlamalarıyla ilgili idari programlarını ve görüşlerini birbirleriyle paylaşmalarını amaçlıyor.

Forumun üstünde durduğu fikirlerden biri de dünya şehirlerinin kendi ülkelerindeki küçük şehirlerden çok, diğer ülkelerdeki büyük metropollerle ortak noktaları olması.

Taksim'den İstiklal'e girerken.

İstiklal Caddesi.

Dünya Şehirleri Kültür Forumu’da bu fikirden yola çıkarak, her sene üye şehirlerin katılacağı Dünya Şehirleri Kültür Zirvesi’nin ikincisi, 13-15 Kasım 2013 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleşti. Bu etkinliğin öncesinde foruma katılan şehirlerin yer aldığı Dünya Şehirleri Kültür Raporu yayınlandı. Raporda katılımcı şehirlerle ilgili istatistiksel bilgiler yer alıyor ve bunlar sahne sanatları, edebi kültür, insanlar ve yetenek, kültür altyapısı ve kültür mirası gibi bölümler altında sıralanmış.

2013 yılı Dünya Şehirleri Kültür Raporu’nda İstanbul’la ilgili dikkat çeken rakamların bazıları şu şekilde:

 

Her 100,000 kişiye düşen kütüphane sayısı

Londra          5

Amsterdam  3

New York     3

İstanbul    0.3

Mumbai       0.006

 

Her 100,000 kişiye düşen kitabevi sayısı

Buenos Aires  25

Hong Kong     23

Mumbai            4

İstanbul         3

 

Halka açık yeşil alan (parklar ve bahçeler) yüzdesi

Singapur            %47

Sidney                 %46

Hong Kong       %41

Londra               %38.4

Rio de Janeiro  %29

İstanbul           %1.5

 

Canlı müzik mekanları

Los Angeles  510

Paris               423

Tokyo             385

Londra           349

İstanbul       91

 

Genel Üniversitelerde Sanat ve Tasarım bölümlerinde okuyan öğrenci sayısı

Seoul          78,343

Bogota       47,686

Shanghai  43,501

Tokyo         25,444

İstanbul   774

 

Şehirdeki müze sayısı

Los Angeles  221

Londra           173

Berlin             158

Amsterdam   151

İstanbul       78

-.-

Yukarıdaki istatistikler 2013 yılı için hazırlanmış Dünya Şehirleri Kültür Raporu’nun sadece küçük bir bölümüne ait. Neyse ki raporun İstanbul’la ilgili diğer bölümleri bu kadar iç karartıcı değil. Yine de sadece yukarıdaki rakamlar bile İstanbul ahalisi ve kültür yönetiminde yer alan yetkililer tarafından önemle dikkate alınmalı çünkü şehrin durumu iyiye gitmiyor. İstanbul kültür miraslarını korumak yerine, kültürünü alışveriş merkezlerine satan bir kent haline geldi.

AVM projeleriyle ilgili akla gelen ilk örneklerden biri, 2013 yazında Türkiye tarihinin en büyük toplumsal hareketlerinden birine neden olan Topçu Kışlası projesi. İstanbul’daki yeşil alanların boyutu Dünya’nın önde gelen şehirlerine kıyasla yok denecek kadar az olduğu halde şehrin ortasındaki bir parkı yıkıp, yerine alışveriş merkezi ve konut yapılmaya çalışılması; buna engel olmaya çalışanların ise polis terörüne maruz kalması, bir Dünya Şehri olarak pazarlanan İstanbul için gerçekten utanç vericiydi.

Yeşilçam Sokak'tan (Küçük Beyoğlu sokağı) eskiden Serkldoryan binasının bulunduğu araziye bir bakış. Büyük boşluğun öbür tarafındaki duvar, Serkldoryan'ın İstiklal'e bakan cephesinin arka tarafı. Aynı zamanda binadan geriye kalan tek parça.

Yeşilçam Sokak’tan (Küçük Beyoğlu sokağı) eskiden Serkldoryan binasının bulunduğu araziye bir bakış. Büyük boşluğun öbür tarafındaki duvar, Serkldoryan’ın İstiklal’e bakan cephesinin arka tarafı. Aynı zamanda binadan geriye kalan tek parça.

Gezi Parkı büyük fedakarlıklar sonucu en azından şimdilik yıkımdan kurtarıldı. Fakat benzer yıkımlardan kurtarılamayanlar da var. İstiklal Caddesi’nde, eskiden Deveaux Apartmanı’nın bulunduğu arazide gerek mimari üslubu, gerek de üzerindeki dükkan tabelaları ve reklam panolarıyla İstiklal Caddesi’nin tarihi yapısına hakaret eden bir Demirören AVM var.* Hemen bu binanın yanında yer alan Serkldoryan (veya Cercle d’Orient) binası da restorasyon kılıfıyla yok edilen başka bir kültür mirası. Binanın sadece İstiklal’e bakan (ve belki de Demirören AVM tarafındaki) cephesi ayakta duruyor. Yani koca binanın caddeye ve yanındaki sokağa bakan duvarları dışında tamamı yıkılmış durumda. İstiklal Caddesi’yle Mis Sokak’ın kesiştiği yerde bulunan, bir başka tarihi bina Vakıf Gökçek Han ise İpek İnşaat tarafından yıkılmakta. İpek İnşaat’ın internet sitesinde yer alan mimari çizimlerden ve verdiği bilgilerden (1) anlaşıldığı kadarıyla eski binanın yerine sıfırdan bir alışveriş/yemek merkezi yapılıyor.

Bu yapılanlar restorasyon veya kültür mirası korumak değil, düpedüz kültür tahribatıdır.

Zamanında Serkldoryan binasında bulunan ve Beyoğlu kültürünün bence en önemli mekanlarından iki tanesi, İnci Pastanesi ve Emek Sineması da artık yok. Venedik’in meşhur meydanı San Marco’da, 300 yıllık Caffè Florian halen çalışmaya devam ederken, İstiklal Caddesi’nin vazgeçilmezlerinden olan 70 yıllık bir pastanenin ve güzel bir sinema salonunun yok edilmesini anlamak maalesef mümkün değil.

Solda: Vakıf Gökçek Han'ın çevresini kaplayan şantiye duvarları. Arkasından nasıl bir canavar çıkacak diye bekliyoruz. Sağda: Tarihi Markiz Pastanesi. Önce Robert's Coffee oldu, sonra da Yemek Kulübü. Fazla söze gerek yok, vitrindeki zavallı yemek menüsü düştüğümüz durumu açıklayıcı.

Solda: Vakıf Gökçek Han’ın çevresini kaplayan şantiye duvarları. Arkasından nasıl bir canavar çıkacak diye bekliyoruz. Sağda: Tarihi Markiz Pastanesi. Önce Robert’s Coffee oldu, sonra da Yemek Kulübü. Fazla söze gerek yok, vitrindeki zavallı yemek menüsü düştüğümüz durumu açıklayıcı.

Dünya Şehirleri Kültür Raporu’na göre Buenos Aires’te yaşayan her 100.000 kişiye düşen kitabevi sayısı 25. İstanbul’da bu rakam 3. Üstelik var olan kitabevlerinin durumu da hiç parlak değil. Yakın zamanda Beyoğlu’nun en eski kitapçısı kapandı (2). İstiklal Caddesi’nin en ünlü kitabevlerinden Robinson Crusoe finansal sorunlar yaşıyor. Yine Beyoğlu’nda bulunan, belki de İstanbul’un en iyi kitabevlerinden biri olan Pandora da bulunduğu binadan kovulmak üzere. Yerine otel yapılacak (3).

İstanbul’u yöneten siyasi erkin otel-konut-avm fetişi kendini sadece Beyoğlu’nda göstermiyor. Kamuya ait olması beklenen Beşiktaş’taki vapur iskelelerinden biri, hemen karşısına yapılan Shangri-La isimli otele satıldı (4). Yine kamu malı olması gereken Haydarpaşa Garı’nın özel sermayeye satılıp otele çevrilmesi gibi bir proje ciddi ciddi kamuoyuna sunuldu (5). Bunlar İstanbul’da hunharca devam ettirilen kültür tahribatının sadece çok küçük bir bölümü. Bu tahribata ve yapılan yanlış uygulamara karşı çıkan, engellemeye çalışan bir grup vatandaş var. Fakat İstanbul kültür yönetiminin üst kadrolarında yer alanların da gözleri önündeki tahribata (İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü İstiklal Caddesi’ndeki Atlas Pasajı’nda yer alıyor, yani yok edilen Serkldoryan binasından sadece 50 metre uzakta) karşı çıkmaları gerekiyor çünkü sivil insiyatifin mücadelesi maalesef çoğu zaman tek başına yeterli olmuyor. Zira Emek Sineması’nın yıkımına engel olmaya çalışanlara biber gazıyla saldırılmıştı. Gezi Parkı’nın yıkımına engel olmaya çalışanlara da yapılanlar malum. İşkenceden cinayete, masum vatandaşlar polis terörüne maruz bırakıldı.

Solda: Robinson Crusoe 389. Sağda: Pandora. Emek ve İnci'den sonra onları da mı kaybeceğiz?

Solda: Robinson Crusoe 389. Sağda: Pandora. Emek ve İnci’den sonra onları da mı kaybeceğiz?

İstanbul’un Kasım ayında ev sahipliği yaptığı Dünya Şehirleri Kültür Zirvesi’nin ana konusu, ‘Dünya Şehirlerinin liderleri, şehirlerdeki kültür potansiyelinin tamamını nasıl ortaya çıkarabilir?’ idi. Eğer İstanbul’un kültür liderleri, şehirlerinde devam eden kültür tahribatına karşı harekete geçmezlerse, maalesef gelecekte potansiyeli ortaya çıkarılabilecek bir kültür kalmayabilir.

İstanbul’a yapılanları gördükçe, Cumhurbaşkanı Gül’ün de söylediği gibi, “insan gerçekten hayret ediyor.”

-.-

Yazıda yer alan istatistiklerin tamamı Dünya Şehirleri Kültür Raporu’ndan alınmıştır ve rapora aşağıdaki adresten ulaşılabilir: http://www.worldcitiescultureforum.com/sites/all/themes/wccr/assets/pdfs/WorldCitiesCultureReport-2013-lowres.pdf

İstanbul’la ilgili rakamlara aynı zamanda bu adresten de ulaşılabilir: http://www.worldcitiescultureforum.com/cities/istanbul

-.-

*Okur ikazından sonra bu cümlede değişiklik yapılmıştır.

(1) ‘Yeni Projemiz İstiklal Caddesi’, İpek İnşaat, http://ipekinsltd.com/projedetay.asp?pid=677#prettyPhoto, [siteye en son 9 Aralık 2013 tarihinde girildi].

(2) Hülya Avtan, Radikal, ‘Beyoğlu’nun en eski kitapçısı kapandı’, http://www.radikal.com.tr/hayat/beyoglunun_en_eski_kitapcisi_kapandi-1148977 [siteye en son 5 Aralık 2013 tarihinde girildi].

(3) Erman Ata Uncu, Radikal, ‘Beyoğlu’nda dört kitapçı birden kapanıyor’, http://www.radikal.com.tr/hayat/robinson_yalniz_degil-1147556 [siteye en son 5 Aralık 2013 tarihinde girildi].

(4) Hüseyin İstemil, Taraf, ‘Beşiktaş sahili kapanıyor’, http://www.taraf.com.tr/haber/besiktas-sahili-kapaniyor.htm [siteye en son 5 Aralık 2013 tarihinde girildi].

(5) Hülya Çaylak, Milliyet, ‘Haydarpaşa garı otel ve alışveriş merkezi olacak’, http://gundem.milliyet.com.tr/haydarpasa-gari-otel-ve-alisveris-merkezi-olacak/gundem/gundemdetay/16.11.2012/1627948/default.htm [siteye en son 9 Aralık 2013 tarihinde girildi].

14 Comments Kültürünü AVM’lere Satan Üzgün Kent

  1. Müfide Aksoy

    Çalışmanız ve verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederiz.Yazınızda verdiğiniz site adreslerine bakacağım.Bildiklerime yeni bilgiler ekleneceğine inanıyorum. Sevgiler.

    Reply
  2. Merve Akar

    tüm bu bilgiler aklımın bir köşesinde bölük pörçük duruyordu aslında ama bu şekilde sıralı, düzenli, güzel bir yazı olarak okuyunca hem boğazım düğüm düğüm oldu hem de daha bir gerçek oldular. “Bir şey yapmalı” hissiyle başbaşa kaldım yine. Eline sağlık.

    Reply
    1. Yaman Kayabali

      Teşekkürler. Umarım “bir şey yapmalı” şeklinde hissedenlerin sayısı artar da ilerde kurtuluruz bu mezbeleden.

      Reply
  3. aysenur tanrıverdi

    elinize sağlık, bir solukta okudum. özellikle şu yemek kulübü denen pejmürde lokantanın vitrini beni her önünden geçtiğimde üzmüştür. çorba beş lira… gezi direnişini unutmamak için ara ara böyle yeniden umutlandırıcı yazılara ihtiyaç var.

    Reply
  4. Yigit Güşer

    Merhaba, yazınızı beğeniyle okudum. Çok güzel bir paylaşım olmuş. Ancak her ne kadar Demirören AVM den tiksinsem de;

    Deveaux Apartmanı Demirören Grubu’na satıldıktan sonra itinayla yıkıldı ve yerine eski binanın daha büyük, çirkin bir kopyası alışveriş merkezi olarak sıfırdan yapıldı.

    İfadesinin tamamen yanlış olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim. Demirören AVM’nin yerinde, en az demirören AVM kadar çirkin olan saray sineması ve saray muhallebicisi vardı.

    İyi çalışmalar.

    Reply
    1. Yaman Kayabali

      Yorumunuz için çok teşekkürler. Bahsettiğiniz cümle sizin de söylediğiniz gibi sorunlu. En azından verdiğim bilgiyi doğrulayamıyorum (Demirören inşaatı o kadar uzun süre devam etti ki, onun öncesinde ne olduğunu hatırlamak güç). Cümleyi uyarınıza uygun bir şekilde düzeltmeye çalıştım. Sevgiler.

      Reply
  5. gulsen aridici

    okurken hüznünü hiseettiğim güzeller güzeli şehir adına, ellerinize sağlık..
    sevmek ve endişelenmek umuttur.
    umut için de teşekkürler.

    Reply
  6. mert

    Aşağıdaki veriye nasıl ulaştınız bana hiç inandırıcı gelmedi açıkcası. Yazınız için tşk ederim bu arada.

    Genel Üniversitelerde Sanat ve Tasarım bölümlerinde okuyan öğrenci sayısı

    Seoul 78,343

    Bogota 47,686

    Shanghai 43,501

    Tokyo 25,444

    İstanbul 774

    Reply
    1. Yaman Kayabali

      Bahsettiğiniz rakamlar bana da pek inandırıcı gelmedi. Bu rakamlar Dünya Şehirleri Kültür Rapor’unda yer alıyor. Yazının sonunda bu rapora ulaşabileceğiniz bir link verdim. Bu rakamları raporu düzenleyen kuruma ileten Türk yetkililer yanlış veriler vermiş olabilir.

      Reply
  7. nur arabacı

    İnsan hepsini bir arada okuyunca daha fazla etkileniyor,ama okumayan ve gerçeklerden habersiz o kadar çok insan var ki….Ne yapmak gerekiyor bilemiyorum ve çok üzülüyorum

    Reply
  8. Emre A.

    Yazınız için çok teşekkür ederim gerçekten bilgilendiriciydi fakat sadece bir şeye takıldım. Ne kadar doğrudur bilmiyorum ama Demirören’in duvarına astığı fotoğraftan da anladığım kadarıyla AVM’nin mimari üslubu öncekiyle aynı. Ayrıca cadde boyunca sıralanan ucuz afiş yoğunluğu içinde de en az rahatsız edici olanlardan biri Demirören’inkiler bence. Yazılarınızın devamını bekliyorum. Teşekkürler

    Reply
  9. Pingback: İstanbul İçin Ağıt | Exhibition Critique

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *