Lucent: Aboriginal and Pacific Works from the Collection

To be glowing with or emitting light is to be lucent. Yet, despite the title of the exhibition, the artworks of Lucent: Aboriginal and Pacific Works from the Collection are not consistently luminous in this literal sense. Although there are aspects of material lustre, this exhibition, which is currently on display at the Queensland Art Gallery of Modern Art, instead takes a more symbolic and spiritual approach in conveying the brightness of its artworks.

SOURCE_lucent

Detail of a group of banumbirr (morning star poles)

Continue reading

10 Best Winter Exhibitions in Paris

Paris is plentiful when it comes to art exhibitions and this winter is no exception. With more than 20 large scale exhibitions on show at the moment, we have selected the best 10 for those who will be spending their Christmas in Paris.

 

1) René Magritte: Treason of Images (until January 23)

Centre Pompidou, Place Georges Pompidou

A great retrospective of the famous surrealist painter René Magritte in the spectacular Centre Pompidou.

A great retrospective of the famous surrealist painter René Magritte in the spectacular Centre Pompidou.

Continue reading

Baudelaire and Aesthetic Curiosities

Musée de la vie romantique (Museum of romantic life) in the 9th arrondissement of Paris, resting the confines of the infamous neighborhood of Pigalle, exhibits artists of the 19th century artistic movement of romanticism. Besides its exhibitions, it has a pretty garden, hidden away from the commotion of the restless capital. And most important of all, it is hosting an exhibition on Baudelaire and the art of his time.

Paintings by Edouard Manet in the background. On the left, Spanish knights  and in the middle, Angelina.

Paintings by Edouard Manet in the background. On the left, Spanish knights and in the middle, Angelina.

Latest exhibition of the museum of romantic life, L’Oeil de Baudelaire presents a brilliant collection of works from Baudelaire’s contemporaries such as Ingres, Delacroix, Courbet, Manet and Daumier whose works were also subject to Baudelaire’s reflections and criticism on art.

Left, a portrait of the famous La Grande Odalisque by Ingres, and right, a portrait of Baudelaire himself, painted by Emile Deroy.

Left, a portrait of the famous La Grande Odalisque by Ingres, and right, a portrait of Baudelaire himself, painted by Emile Deroy.

Musée de la vie romantique presents the exhibition with a very elegant layout which uses its limited exhibition space very efficiently without suffocating the visitor.

Most important of all, unlike the huge exhibitions of Centre Pompidou, Musée d’Orsay or Grand Palais, the Baudelaire exhibition is modest in size which in fact makes it all the more enjoyable. You simply don’t get tired to death and exhaust yourself trying to devour hundreds of works in a single exhibition.

Apparently Baudelaire fantasized about creating a Musée de l'amour (museum of love). Would such pictures serve as inspiration for the museum?

Apparently Baudelaire fantasized about creating a Musée de l’amour (museum of love). Would such erotic images serve as inspiration for the museum?

The size of the Baudelaire exhibition allows you to enjoy and appreciate each work with a slow pace without spending tiresome hours squeezing between huge numbers of visitors like for example in the Louvre.

Albeit modest in size, some of the artists exposed in the exhibition are among the most famous in the history Western European art.

Musée de la vie romantique feels more like a provincial museum which is truly a rare commodity in the chaotic French capital. Unlike the gigantic galleries of the Louvre or Pompidou you can actually reflect and think on what you see. Then you will also get to enjoy a cup of tea and a cigarette in its movie setting like garden before returning to the Paris jungle.

Musée de la vie romantique feels more like a provincial museum which is truly a rare commodity in the chaotic French capital. Unlike the gigantic galleries of the Louvre or Pompidou you can actually reflect and think on what you see. Then you will also get to enjoy a cup of tea and a cigarette in its movie setting like garden before returning to the Paris jungle.

Long story short, L’Oeil de Baudelaire is a very successful exhibition which presents a very formidable selection of works as well as a narrative of Baudelaire’s reflections on the art of his time.

Highly recommended for those interested in Baudelaire, local museums and 19th century French art.

Kadırga’da Bir Müze: İstanbul Fotoğraf Müzesi

İş için gittiğim Fatih Tapu Müdürlüğü binası içerisinde İstanbul Fotoğraf Müzesi’ni bulmayı beklemiyordum doğrusu. Hazır kalkıp Kadırga’ya kadar gelmişken bu modern ve bir o kadar da ferah müzeyi gezmeden olmazdı. İşimi bitirir bitirmez hemen tapu müdürlüğünün bir kat aşağısında bulunan müzeye adımımı attım.

"Çocuklar boks salonunda başka bir turnuva olduğu için geçici bir süre güreş salonunda çalıştılar."  -Abdurrahman Antakyalı

Abdurrahman Antakyalı: “Çocuklar boks salonunda başka bir turnuva olduğu için geçici bir süre güreş salonunda çalıştılar.”

Girişte geçici olarak sergilenen nostaljik bir fotoğraf makinesi koleksiyonu beni karşıladı. Daha sonra ise upuzun bir koridor. Fotoğraf, fotoğrafçılık tarihi ve Türkiye’de fotoğraf tarihi hakkında bilgilerin ve görsellerin bulunduğu bir zaman cetveli ziyaretçileri karşılıyor. Negatif- pozitif basım tekniklerinden tutun, İstanbul’da kurulan ilk fotoğrafçılık vakıflarına, Türk fotoğrafçıların yurt dışında açtığı sergilere kadar pek çok eğlenceli bilgiyi burada bulmak mümkün.

Ersin Alok, Aliye Berger'in portresi

Ersin Alok, Aliye Berger’in portresi

Koridor boyunca yer alan 4 tane galeride ise farklı sanatçılara ait eserler sergiyi adeta tamamlıyor. Bu şekilde müze, ne sadece tarih ne de sadece fotoğraf sanatını ağırlıyor.

Sergilenen eserler ise oldukça dokunaklı. Abdurrahman Antakyalı’nın boksör çocuklar hakkındaki sergisi, ülkemizde aslında ne kadar bilmediğimiz hayatlar olduğunu hatırlattı. Karma sanatçılardan oluşan bir başka galerideki koleksiyon ise, farklı ülkelerde yaşanan ve güncel; terör, savaş, mültecilik gibi konuları ele alarak izleyiciyi bu gerçeklerle yüzleştiriyor.

Santiago Palacios: "Kötü hava şartlarına rağmen şişme bir bot ile Türkiye'den yola çıkarak Ege Denizi'ne açılan sığınmacılar Yunanistan'ın Midilli Adası açıklarında." / Seri Haber Birincilik Ödülü

Santiago Palacios: “Kötü hava şartlarına rağmen şişme bir bot ile Türkiye’den yola çıkarak Ege Denizi’ne açılan sığınmacılar Yunanistan’ın Midilli Adası açıklarında.” / Seri Haber Birincilik Ödülü

Koleksiyondaki tüm bu fotoğrafların ödüllü olduğunu belirtmemde yarar olduğunu düşünüyorum. Ersin Alok’un ‘Dağ’ koleksiyonu ise, ülkemizden ve yurtdışından pek çok doğa ve dağ kompozisyonlarını içerisinde barındırıyor. Nefes kesen manzaraları görmek mümkün. Bir diğer galeride ise, yine Ersin Alok’un portrelerine yer verilmiş, Munir Özkul’dan Süleyman Demirel’e pek çok ünlü ismi fotoğraflayan sanatçı, ziyaretçi de hoş bir tebessüm yaratıyor.

Ersin Alok, Dağ koleksiyonundan.

Ersin Alok, Dağ koleksiyonundan.

Yolunuz düştüğünde, güzel vakit geçireceğinizi garanti edebileceğim bu güzel müzeyi gezmenizi tavsiye ederim.

Not: Yukarıdaki bürokrasiden sonra aşağıdaki müze çalışanları oldukça güler yüzlü!

 

Betsy Penso

betsypenso92@hotmail.com

Bir Hatıra Defterinden Daha Fazlası: Anne Frank

Holokost ve antisemitizm bilincini, hafızasını ve tarihini hatırlatmak amacıyla düzenlenmiş ekinliklerle dolu geçti bu haftasonu. Cezayir binasında geçtiğimiz Cumartesi (12 Mart) akşamı gerçekleşen panelin moderatörü Pınar Dost-Niyego ve konuşmacıları Corry Guttstadt, Nora Şeni ve Rita Ender holokost ve antisemitizmi farklı açılardan ele alırken, dinleyicilerin salonu doldurup taşırması, bu denli ilgi göstermesi beni böylesine karamsar verilerin içerisinde heyecanlandırdı.

Pazar günü ise, aynı salonda gerçekleşen açılış konuşmalarından sonra Günümüz İçin Bir Tarih: Anne Frank sergisi izleyiciye açıldı. Sergi, Cezayir binasında 27 Mart’a kadar izleyiciye açık olacak.

Anne Frank

Anne Frank

Continue reading

Osmanlı’da Mü-Cevher

Günümüzde mücevher ister istemez kadını çağrıştırıyor. İnce bir boyun, üzerine değerli renkli taşlar, narin bir bilek veya upuzun küpeler… Halbuki, Osmanlı döneminde mücevher hem kadın hem erkeklere hitap eden aksesuar olarak algılanmaktadır. Ve hatta enteresandır ki, Osmanlı döneminin kadın mücevherlerinden sadece çok azı günümüze kadar gelmeyi başarmıştır.

Cevher sergisi, Sadberk Hanım Müzesi’nin açılışının 35. yılı şerefine, kendi koleksiyonunda bulunan mineli ve murassa eserlerin tanıtılması amaçlanarak düzenlenmiş. Sergiyi 31 Mayıs’a kadar gezmeniz mümkün ve kesinlikle tavsiye edilir.

Kemer (Mercan detaylı)

Kemer (Mercan detaylı)

Continue reading

Şehrin merkezinde bir hazine: Milli Saraylar Resim Müzesi

Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde, 1937’de devlet desteğiyle kuruluyor Resim ve Heykel Müzesi. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ne bağlı olan müze, Türkiye’nin son yüzyıldaki sanatsal üretimini belgeleyen çok geniş bir koleksiyona sahip. Bu koleksiyon çok uzun süre Dolmabahçe Sarayı’ndaki Veliaht Dairesi’nde sergileniyor. Fakat 2014’e geldiğimizde basında binanın restore etmek için yeterli kaynak bulunamadığı için viran halde olduğu ve bu yüzden boşaltıldığı haberlerini okuyoruz. Bundan sonra Resim ve Heykel Müzesi Antrepo no:5’e taşınıyor. Veliaht dairesinin ise bir bölümü 7 yıllık bir restorasyon gördükten sonra Milli Saraylara bağlı Resim Müzesi’ne dönüştürülüyor.*

Müzenin iç görünümü. Fotoğraf: zaman.com.tr

Müzenin iç görünümü. Fotoğraf: zaman.com.tr

Continue reading